En Kuvvetli Zikir Hangisi, Günlük Zikir Nasıl Çekilir?
Zikir, İslam’da sadece dilin belli kelimeleri tekrar etmesi değildir. Zikir; kulun Rabbi’ni anması, O’nu unutmaması, O’nun huzurunda bulunduğunu kalben hissetmesi ve bunu dili, kalbi ve ameliyle yaşamasıdır.
Allah’ın Sevdiği 4 Zikir Nedir? En Kuvvetli Zikir Hangisi, Günlük Zikir Nasıl Çekilir?
Zikir, İslam’da sadece dilin belli kelimeleri tekrar etmesi değildir. Zikir; kulun Rabbi’ni anması, O’nu unutmaması, O’nun huzurunda bulunduğunu kalben hissetmesi ve bunu dili, kalbi ve ameliyle yaşamasıdır. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi ile Diyanet kaynaklarında zikir; Allah’ı anmak, hatırda tutmak, O’nu unutmamak ve tesbih, hamd, dua, Kur’an tilaveti ve kulluk şuuru ile Allah’a yönelmek şeklinde açıklanır. Bu sebeple “zikir ne denir”, “zikirde neler söylenir” ve “zikir nasıl çekilir” gibi soruların cevabı, sadece birkaç lafzı ezberlemekten ibaret değil; sünnete uygun bir kulluk düzeni kurmaktır.
Kur’an-ı Kerim, zikri müminin hayatının merkezine yerleştirir. Ahzâb suresinde müminlere Allah’ı çokça zikretmeleri ve O’nu sabah akşam tesbih etmeleri emredilir. Ra‘d suresinde ise kalplerin ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulacağı bildirilir. Bu iki ilahî ilke, zikrin hem ibadet hem de kalbî sükûnet sebebi olduğunu gösterir. Dolayısıyla günlük zikir, yalnızca fazilet arayanların değil; imanını diri, kalbini uyanık tutmak isteyen her Müslümanın asli ihtiyacıdır.
Allah’ın sevdiği 4 zikir nedir?
Sahih rivayette Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Allah’a en sevimli gelen dört sözü “Sübhânallah, Elhamdülillah, Lâ ilâhe illallah, Allahu ekber” olarak bildirmiştir. Bu rivayet Müslim’de yer alır ve zikir konusunda en temel, en sahih ve en yaygın kabul gören metinlerden biridir. Bu sebeple “Allah’ın sevdiği 4 zikir nedir?” sorusuna verilecek en sahih ve ihtilafı en az cevap budur. Bu dört lafız; tenzih, hamd, tevhid ve tâzim mânâlarını bir arada taşır. Yani kul bir yandan Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih eder, bir yandan O’na hamd eder, bir yandan tevhidi ikrar eder, bir yandan da O’nun büyüklüğünü ilan eder.
Bu dört zikir, İslam’ın inanç dilini kısa ve öz biçimde özetler. “Sübhânallah” Allah’ı eksiklikten tenzih etmektir. “Elhamdülillah” nimetin, övgünün ve şükrün hakiki sahibinin Allah olduğunu itiraftır. “Lâ ilâhe illallah” tevhidin özü, imanın esasıdır. “Allahu ekber” ise Allah’ın her şeyden büyük olduğunu kabul etmektir. İşte bu yüzden zikir listesi hazırlanacaksa, ilk sırada mutlaka bu dört temel lafız bulunmalıdır. Çünkü bunlar hem sahih hadisle sabittir hem de ümmet içinde en yaygın kabul görmüş zikir cümleleridir.
En kuvvetli zikir nedir?
Halk arasında sıkça sorulan “en kuvvetli zikir nedir?” veya “en kuvvetli zikir hangisi?” sorusunda dikkatli konuşmak gerekir. Çünkü zikri sihirli bir formül gibi görmek doğru değildir. İslam’da zikir, etkisini samimiyet, iman, ihlas ve sünnete uygunlukla kazanır. Bununla birlikte Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu’nun da aktardığı hadislerde “Lâ ilâhe illallah”ın en faziletli zikir olduğu bildirilmiştir. Bu sebeple tevhid zikri, yani kelime-i tevhid, zikrin özü ve merkezidir.
Ancak bu ifade, diğer sahih zikirleri küçültmek anlamına gelmez. Nitekim sahih rivayetlerde “Sübhânallahi ve bihamdihî, Sübhânallahil azîm” lafzının dile hafif, mizanda ağır ve Rahmân’a sevgili olduğu haber verilmiştir. Bu da bize şunu gösterir: Sünnette bazı zikirler belirli faziletlerle öne çıkar; fakat bunlar birbirinin alternatifi değil, müminin günlük hayatını kuşatan tamamlayıcı zikirlərdir. Tevhid, tesbih, tahmid, tekbir ve istiğfar bir bütün olarak ele alınmalıdır.
Her gün hangi zikirler çekilir?
“Her gün hangi zikirler çekilir?” sorusuna sünnete uygun ve ihtilafı azaltan cevap şudur: Müslüman günlük hayatında sabit ve sahih zikirleri öncelemelidir. Bunun başında sabah ve akşam zikri gelir. Kur’an’da sabah ve akşam Allah’ı zikretme emri açıkça yer alır. Diyanet kaynaklarında da Hz. Peygamber’in günlük hayatın birçok anını Allah’ı anarak geçirdiği; sabah, akşam, eve girişte, çıkışta, yemekte, yolculukta ve uyku öncesinde Allah’ı andığı vurgulanır. Bu da günlük zikir anlayışının yalnızca tesbih tanesine bağlanamayacağını, hayatın bütününe yayılması gerektiğini gösterir.
Farz namazların ardından yapılan tesbihat da sahih sünnetin en açık günlük zikirlerinden biridir. Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu’na göre namazlardan sonra otuz üçer defa “Sübhânallah”, “Elhamdülillah” ve “Allahu ekber” demek; ardından tevhid cümlesi ile yüzü tamamlamak sahih hadislerle tavsiye edilmiştir. Bu tesbihat hem kısa hem düzenli hem de ümmetin asırlardır uyguladığı en yerleşik günlük zikirlerden biridir. Günlük zikir düzeni kurmak isteyen kimse için namaz sonrası tesbihat, en sağlam başlangıçlardan biridir.
Günlük zikrin bir diğer temel unsuru istiğfardır. Çünkü kul sadece tesbih ve hamd ile değil, tevbe ve istiğfar ile de Allah’a yaklaşır. Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu, istiğfarı işlenen günah ve kusurlardan dolayı Allah’tan af dilemek olarak tarif eder ve Hz. Peygamber’in “Seyyidü’l-istiğfâr” diye nitelediği duayı aktarır. Bu dua, kulun Rabbini tanımasını, nimetleri itiraf etmesini, kusurunu kabul etmesini ve bağışlanma istemesini bir arada toplar. Bu sebeple zikir duaları arasında istiğfar, özellikle de seyyidü’l-istiğfar, günlük kulluk hayatında çok önemli bir yere sahiptir.
Zikirde neler söylenir? Zikir listesi nasıl olmalı?
Sünnete uygun bir zikir listesi hazırlanacaksa, önce üzerinde ihtilaf az olan sabit metinler alınmalıdır. Bunların başında “Sübhânallah”, “Elhamdülillah”, “Lâ ilâhe illallah” ve “Allahu ekber” gelir. Ardından namaz sonrası tesbihat, istiğfar ve sabah-akşam okunagelen sahih dualar gelir. Diyanet’te yer alan sabah ve akşam duaları arasında Allah’ın adıyla korunma duası ve Allah’tan razı olmayı ifade eden dualar da bulunmaktadır. Böylece “zikir ne çekilir” sorusunun cevabı, gelişi güzel sayılar veya kaynağı belirsiz kalıplar değil; sahih rivayetle sabit, anlamı açık ve kulluğu besleyen lafızlar olur.
Burada önemli bir usul daha vardır: Zikri sadece dil hareketine indirgememek. Hadislerle İslam’da ve TDV İslâm Ansiklopedisi’nde zikrin dil, kalp ve organlarla gerçekleştiği; en faziletli zikrin ise kalp ve lisanın birlikte yaptığı zikir olduğu belirtilir. Yani insan diliyle Allah’ı anar, kalbiyle O’nu hatırlar, organlarıyla da emre uyar ve günahtan kaçınır. Bu yüzden zikir çeşitleri arasında sadece tesbih çekmek değil; Kur’an okumak, dua etmek, Allah’ın nimetlerini tefekkür etmek ve amelde sünnete sarılmak da yer alır.
Zikir nasıl çekilir?
“Zikir nasıl çekilir?” sorusunun cevabı, sünnetin edepleri içinde aranmalıdır. Zikir ihlasla, huzurla, gösterişten uzak biçimde yapılmalıdır. Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu, dua ve zikrin alçak sesle, tazarru ve içtenlikle yapılmasının daha uygun olduğunu belirtir. Buna göre zikirde bağırıp çağırmak, ruhu dağıtacak taşkınlıklar sergilemek veya zikri bir gösteriye dönüştürmek doğru değildir. Asıl olan, kulun Rabbi’ne yönelmesi, manayı düşünmesi ve zikri kalpte yerleştirmesidir.
Aynı şekilde zikirde sayı meselesi de ölçülü ele alınmalıdır. Diyanet’in açıklamasına göre 4444 gibi belli sayıları dinî zorunluluk gibi görmek veya bunlara kesin sonuç atfetmek doğru değildir; duaların kabulünde asıl olan samimiyettir ve bu tür sayıların mutlaka okunması gerektiğine dair bağlayıcı bir ayet veya hadis yoktur. Buna karşılık 33 defa tesbih gibi sünnette sabit olan sayılar ise korunur. Bu çizgi çok önemlidir: Mümin, sahih nass ile belirlenmiş sayıya uyar; bunun dışında bir rakamı dinin parçası gibi sunmaz. Böylece zikir, bid‘at şüphesinden uzak, sünnete bağlı ve sükûnetli bir ibadet halinde kalır.
Günlük zikir düzeni neden önemlidir?
Günlük zikir, kalbi ayakta tutar. Kur’an’ın ifadesiyle kalpler Allah’ı zikretmekle huzur bulur. Bu huzur, yalnızca duygusal bir rahatlama değildir; kulun yönünü düzeltmesi, gafletten sakınması ve dünya meşgalesi içinde Rabbini unutmamasıdır. Günlük zikir sayesinde dil temizlenir, kalp yumuşar, insan nimetleri daha çok fark eder, istiğfar ile kusurunu görür, tevhid ile yönünü yeniler. Bu yüzden zikir, sadece darda kalınca başvurulan bir teselli değil; müminin her gün sürdürmesi gereken kulluk ahlakıdır.
Sonuç
Allah’ın sevdiği 4 zikir, sahih hadiste bildirildiği üzere “Sübhânallah, Elhamdülillah, Lâ ilâhe illallah ve Allahu ekber”dir. En faziletli, dolayısıyla halk dilinde “en kuvvetli” denilebilecek zikrin merkezinde ise kelime-i tevhid yer alır. Bunun yanında “Sübhânallahi ve bihamdihî, Sübhânallahil azîm” gibi sahih rivayetlerle övülen zikirler, namaz sonrası tesbihat ve istiğfar da günlük zikir hayatının ayrılmaz parçalarıdır. Sünnete uygun yol; kaynağı belli olmayan sayılar ve formüller yerine, Kur’an ve sahih hadisle sabit zikirlere sarılmak, zikri dil-kalp-amel bütünlüğü içinde yaşamaktır. Böyle yapıldığında zikir, sadece söylenen söz olmaktan çıkar; kulun bütün hayatını Allah’a bağlayan bir kulluk yoluna dönüşür.